SU ÇİÇEĞİNİN TEDAVİSİ VARMIDIR ?
Su çiçeğinin spesifik tedavisi yoktur. Ateş düşürücü ilaçlar, kaşıntı giderici ilaçlar ve antiseptikler gibi hastanın şikayetlerini hafifletici bazı ilaçlar kullanılabilmektedir. Ateş düşürücü olarak hekiminizin önerdiği bir ateş düşürücüyü kullanabilirsiniz. Kesinlikle Aspirin kullanılmamalıdır.
Hastalık genellikle 5-7 gün içinde kendiliğinden iyileşmektedir. Hastalığı geçirenler, doğal bağışık sayılmaktadırlar.
Yaygın ve ağır su çiçeği enfeksiyonlarında zatürre, beyin tutulumu veya ağır su çiçeğine bağlı gelişebilecek diğer komplikasyonlarda antiviral ilaçlar kullanılabilmektedir. Antiviral tedavi oldukça yüksek maliyetli bir tedavidir ve hastalığı tam olarak tedavi etmemekte, sadece seyrini hafifletebilmektedir.
Yine su çiçeği geçirmesi riskli olan hastalarda (bağışıklık sistemi yetmezliği olan hastalar örneğin lösemili hastalar) su çiçeği başladıktan sonraki ilk 72 saat içinde antiviral tedaviye başlanmalıdır.
Daha önce sağlıklı olan ve su çiçeği geçirmekte olan çocuklarda antiviral tedavi rutinde önerilmemektedir. Döküntüler başladıktan sonra ilk 24 saat içinde başlanan antiviral tedavi hastalığın klinik belirtilerinin hafifletebilmektedir.
Su çiçeği en bulaşıcı hastalıklardan birisidir ve hastalığın bulaşmasını engellemek hemen hemen imkansızdır çünkü hasta kişi ile direkt olarak karşılaşmadan sadece aynı odaya girmekle bile bulaşabilmektedir.
Su çiçeği geçiren bir kişi ile karşılaşma sonrasında ilk 3 gün içinde;
I) Su çiçeği aşısı uygulanabilir:
Su çiçeği geçiren bir kişi ile karşılaşma sonrası su çiçeği aşısı 3 gün (72 saat) içinde uygulanırsa koruyucu olabilmektedir. Bu süre 5 güne (120 saat) kadar uzatılabilmektedir.
Bu süre içinde uygulanan su çiçeği aşısı hastalığı tam olarak önleyebilmekte veya seyrini hafifletebilmektedir. Bu tarz koruyucu yaklaşım sağlık merkezlerinde ve hastalanan kişinin ev halkına önerilmektedir.
Su çiçeği virüsü ile karşılaşma sonrası su çiçeği aşısı uygulanması durumunda;
1) Su çiçeği virüsü ile karşılaşan kişiye virüs bulaşmış ise:
a) aşı hastalık gelişmesini engelleyecek ve kişi hastalanmayacak, aynı zamanda da su çiçeğine karşı korunmaya sahip olacak,
b) su çiçeği enfeksiyonu başladıysa hastalığın seyrini değiştirecek ve ciddiyetini azaltıp daha hafif seyretmesini sağlayacak
2) Su çiçeği hastası ile karşılaşan kişiye hastalık bulaşmamış ise; aşı ile korunma sağlanacak ve ileri dönemde su çiçeği virüsü ile karşılaşması durumunda koruma sağlayacaktır.
Hasta kişi ile karşılaşma sonrası aşılama durumunda aşılanan kişi halihazırda su çiçeği virüsünü aldıysa ve hastalık başladıysa, su çiçeği aşısına bağlı yan etkilerin artması söz konusu değildir.
II) Su çiçeği immün globulini (VZV immünglobulini) uygulanabilir:
Su çiçeği immün globulini su çiçeği aşısının uygulanamadığı durumlarda, su çiçeği hastalığı geçirmesi riskli olan kişilere su çiçeği virüsü ile karşılaşma sonrasında uygulanabilmektedir.
Su çiçeği immün globulini ile karşılaşma sonrası ilk 96 saat içinde verildiğinde en etkindir. Su çiçeği virüsü ile karşılaşma sonrası su çiçeği immünglobulin uygulanmasına;
1) Kişinin hastalığı geçirip geçirmediği,
2) Karşılaşmanın enfeksiyona neden olup olmayacağı,
3) Kişinin su çiçeğinin riskleri açısından genel populasyondan daha fazla risk altında olup olmadığı değerlendirilerek karar verilir.
Bu gruplar;
1) Daha önce su çiçeği geçirmemiş kişiler
2) Su çiçeği enfeksiyonu geçirilmesinin riskli olacağı altta yatan durumu olanlar
3) Su çiçeği geçiren kişi ile karşılaşma
• Su çiçeği geçiren anne ile yakın temasta olan yeni doğmuş bir bebek